evet şimdi diyeceksiniz ee sen nesin koduğum genç değil misin?
ben o %26.4’e giriyorum o yüzden dert etme sen o kısmı.
bugün çok ilginç bi şeye şahit oldum hatta yanımdaki arkadaşımla.Zaten o sırada fazla dikkatimizi çekmemişti aslında dikkatimizi çeken şeyle şu anda satılara döktüğüm şeyin farklı bir açıdan bakılmışı olacak.
Kızılay Starbucks’tayım creamy strawberry macchiato‘mu yudumluyorum Esra’da white chocolate mocha’sını yudumluyor o sırada üç (yazıyla) 3 (rakamla) liseli kardeşim mekana intikal etti.
aslında buraya kadar sadece içtiğimiz şeyler yanlıştı o da siz markacı kaypak ekşicilerin dikkatini çekmek içindi. (şimdi slogan atmadan ayrılabilirsiniz ekşici din kardeşlerim). Ben birinci nesil ekşicileri severim gerisi sonradan sapıtmıştır bi kaypaklaşmıştır kaşarlaşmıştır. bunu ayrı bi başlıkta inceleyeceğiz çünkü okuyucularımızdan çok soru geliyor neden ekşicilere bu kadar kılsın diye.
neyse evet nerede kalmıştık Esrayla en büyük boy çay aldık ucuza gelsin diye, sonra ingilizce çalıştırdım ielts’e çalıştırdım— öyle de ingilizcem vardır hani siker ortalığı—-
3 liseli kız oturdular biz 3 saat çalıştık onlarda 3 saat boyunca hiç bir şey almadan oturdular konuştular check-in yaptılar ve işin en vahim kısmına gelip fotoğraf çekindiler defalarca kendilerinin olmayan —satın almadıkları— starbucks bardaklarıyla.
ne kadar vahimdir ne kadar üzücü bi durumdur, bu nası tarif edilir ki bu nasıl bi ezilmişlik duygusudur, bu şehir içi kezbanlığın geldiği hangi noktadır. biri bana açıklasın
ya sen cephede kağnılarla mermi taşıyan Türk kadınlarının torunusun sen hangi geçen zamanda bu kadar yozlaştın nasıl bi paket düşkünü kuş beyinli oldun nası nası nası? —olay çarpıcı olsun diye kağnı örneğini verdim —
bütün ümidim gençlik değil benim değil
haa sana mı kaldı godoş diyebilirsiniz, dersin ama şu cevabıda götüne sokarım.
elbette toplumda belli sosyo kültürel ve sosyo ekonomik farklılıklar olacaktır buna malesef bir şey yapamayız yıllardan beri böyle gelmiştir ve uçurum giderekte artıyordur. Kattiyen burada bir ayrım bir hor görme bir küçümseme yoktur. yine diyebilirsiniz haa göt meriç senin tuzun kuru senin paran yetiyor sen hiç mi marka giymiyorsun sikik diyebilirsin.
dersin hakkın
ama güzel kardeşim bizi bu hale ne getirdi kimler getirdi farkında mısın? giderek beyni uyuşturulan markaya tüketime içi boş bir kapitalizme sürükleniyoruz.bunu da o yabancı kanalların tekelinde olan televizyonların sosyal medyan yapıyor.
yavaş yavaş sana bunları sindirerek bir parçan olmasını sağlayacak kadar. fark etmiyor musun son zamanlarda artan çakma marka çılgınlığını her markanın çakmasının yapıldığını, bu aşşalık kompleksi nereden geliyor güzel kardeşim anca biz 3. dünya ülkelerinde oluyor bu.
üzülüyorum çünkü elimden bir şey gelmiyor giderek bu sistemin bir parçası oluyoruz giderek yozlaşıyoruz.
Aradan bazı ekşici gavatlar çıkıyor diyor ki ” eheheh Türkiye’nin seks tabusu yıkılıyor”
OHA
OHA
OHA
ulan seks tabusunun yıkılması demek giderek Amerikanlaşmak demek giderek daha da duyarsız olmak demek. Ulan gavat Türkiye’de bekaretin bozulma yaşı 14-15 olması çok mu iyi olacak bu mu muasırlaşma seviyen.
anlamıyorsunuz dimi
anlayamıyorsunuz
bu göt veren ne diyor diyorsunuz
senin farkın mı var diyorsunuz.
güzel kardeşim farkım yok FARKINDALIĞIM var. Ve ünlü düşünür ne düşünürü lan eşsiz Bloggcu Michael Sikkofield’ın sözü hep aklımdadır.
İnsan farkına vardıkça ya da farkındalığı arttıkça daha da üzülür diye.evet ben de her sefer daha çok üzülüyorum her anlamda dünyanın gerçeklerine vardıkça.
daha da uzatıp canınızı sıkmak istemiyorum yeterince uzun oldu zaten.Ama güzel kardeşim— bak bi daha bu kadar yazmam bir yazıyı— sen nereden geldiğini unutma etiğini tabularını sınırlarını unutma. Eğer birazcık şu blogg’da yazdıklarımı sikine takıyorsan ben mutlu olurum harbiden olurum cidden olurum.
**Bu yazı yine Malikanemizin eşsiz salonunda’ —bende alıştım son 3 yazımı burada yazdım haa— yazılmıştır. Arka fonda Suskunların yeni bölümü vardır. Hayırlı Perşembeler